DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı

DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi’nde gerçekleştirdiği “Uyumdan İş Birliğine: Sürdürülebilir Tedariki Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında DeFacto’nun sürdürülebilir tedarik yakla...

DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı
Haberler'de Abone Ol

DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi’nde gerçekleştirdiği “Uyumdan İş Birliğine: Sürdürülebilir Tedariki Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında DeFacto’nun sürdürülebilir tedarik yaklaşımını uluslararası iş dünyasıyla paylaştı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi bünyesindeki Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’nda Türkiye’den tek şirket olarak DeFacto yer alırken Elif Çam, tedarik zincirinde kalıcı dönüşüm için şirketlerin tedarikçileriyle hedeflerin ötesine geçen, teknik kapasiteyi ve finansmanı da kapsayan bir iş birliği modeli geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Global moda markası DeFacto, sürdürülebilir tedarik zinciri alanındaki çalışmalarını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi’ne taşıdı. DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirve kapsamında gerçekleştirdiği “Uyumdan İş Birliğine: Sürdürülebilir Tedariki Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında şirketin tedarik zincirinde ortak dönüşümü merkeze alan yaklaşımını anlattı.

“Tedarik zincirinde gerçek dönüşüm iş birliğiyle mümkün”

DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirvenin farklı sektörlerden şirketlerin deneyimlerini ve çözüm yaklaşımlarını paylaşması açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi, sürdürülebilirlik alanında karşı karşıya olduğumuz ortak sorunları ve bu sorunlara geliştirilen farklı yaklaşımları küresel ölçekte değerlendirmek açısından çok değerli bir buluşma. Bugün tedarik zincirlerinde gerçek bir dönüşüm yaratmak için şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçmesi ve iş ortaklarıyla birlikte hareket etmesi gerekiyor. DeFacto’da karbon ayak izimizin yaklaşık yüzde 95’i Kapsam 3 emisyonlarından geliyor. Bu nedenle sürdürülebilir tedariki, tedarikçilerimize hedefler koyduğumuz ve bu hedeflere uyum beklediğimiz tek yönlü bir süreç olarak görmüyoruz. Enerji, su ve karbon verimliliği alanlarında dönüşüm fırsatlarını birlikte değerlendiriyor, teknik kapasitenin gelişimini destekliyor ve finansmanı da dönüşümün önemli bir parçası olarak ele alıyoruz.”

DeFacto’da Tedarik Ziciri, Sürdürülebilirliğin Merkezinde

DeFacto, sürdürülebilir tedarik yaklaşımını 2023 yılında Tedarik ile Sürdürülebilirlik ve KSS fonksiyonlarını aynı yönetim yapısı altında bir araya getirerek daha bütüncül bir yapıya taşıdı. Şirketin Tedarik Zincirinde Sürdürülebilir Dönüşüm Programı kapsamında sosyal uygunluk, insan hakları, çevresel performans, iklim odaklı tedarikçi dönüşümü, sürdürülebilir ham madde kullanımı, izlenebilirlik, veri yönetimi ve kapasite geliştirme çalışmaları tek bir yönetim modeli altında yürütülüyor.

Program, 503 aktif tedarikçi ve 3.776 üretim tesisini kapsayan geniş bir tedarik ekosisteminde uygulanıyor. DeFacto’nun 29’u Türkiye’de, 21’i yurt dışında olmak üzere 50 ülkeye yayılan tedarik ağı içinde belirlediği 50 stratejik tedarikçi, dönüşüm çalışmalarının öncelikli odağını oluşturuyor. Tedarikçilerin performansı operasyonel kriterlerin yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri üzerinden de değerlendirilirken; eğitim, geri bildirim ve iyileştirme çalışmalarıyla gelişimleri destekleniyor.

Bu modelle DeFacto, sürdürülebilirliği tedarik zincirinin dışında yürütülen ayrı bir uyum alanı olmaktan çıkararak satın alma ve tedarikçi yönetimi kararlarının doğrudan bir parçası haline getiriyor. Böylece şirket, tedarikçileri yalnızca belirlenen standartlara uyum sağlayan paydaşlar olarak değil, dönüşümün birlikte gerçekleştirildiği stratejik iş ortakları olarak konumlandırıyor.

DeFacto, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den Katılan İlk Şirket Oldu!

DeFacto, sürdürülebilir tedarik alanındaki deneyimini uluslararası iş birliklerine de taşıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den katılan ilk şirket olan DeFacto, koalisyon kapsamında izlenebilirlik, tedarikçi gelişimi, sorumlu ham madde kullanımı, kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, insan hakları ve çalışma koşulları gibi alanlardaki deneyimini farklı ülke ve sektörlerden kuruluşlarla paylaşıyor.

Şirketin bilim temelli emisyon azaltım hedefleri Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından doğrulanırken, DeFacto 2025 yılında CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde A Liderlik Seviyesi elde etti. Önümüzdeki dönemde ise tedarik zincirindeki karbon azaltım çalışmalarının hızlandırılması, tedarikçilerin iklim dönüşüm kapasitesinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir ham madde kullanımının yaygınlaştırılması ve dijital izlenebilirlik uygulamalarının geliştirilmesi hedefleniyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlyas SABANCI
İlyas SABANCI

Köşe Yazarı

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.